Oyun zamanı
Artık son haftalara geldik. Oyunlarımızı oynamaya başladık. Sanırım bir dönem çoook hızlı geçti. Biraz oyunlara yorum yapayım :)
İlk oyun fizikten elektroskopla ilgili bir oyundu. Oyunun başındaki afiş kavgası olmasaydı güzel olurdu, ama bakın o da aklımda kalmış. Elektroskopun çalışma prensibini çok iyi anlatan bir oyundu. Ama oyunu kazanmak fizikle değil matematikle ilgili bir şeydi, nerdeyse en hızlı toplayan kazandı.
İkinci oyun, enerji ile ilgili olunca bayağı bir enerji kazandırdı. İp ve topla aynı anda oynadık, sonuçta başaranda başaramayanda bizim takımın elemanıydı ve eleman sayımızı koruduk. Sonundaki anlatım olmasaydı, oyunun neyi amaçladığını anlayamayabilirdik ama eğlendirici ve oynanabilirliği yüksek bir oyundu.
3. oyuna gelince yakan toptan esinlenilmiş güzel bir oyundu. Bildiğimiz, oynarken eğlendiğimiz bir oyunu eğitsel bir oyuna dönüştürmek zaten oynanabilirliği ve eğlencesi olan oyuna sadece eğitimi de katarak tüm “game” olma şartlarını sağlamış oluyor. Ama anlatım açısından biraz eksiklikler vardı sanırım. Bir kişinin komut vermesi veya başta iki kişinin de komut verebileceğini oyunu hareketlendireceği söylenseydi olurdu ama arada karışıklığa neden oldu.
4.oyun permutasyon ile ilgili bir oyundu. Zamanla yarış oyuna bir hız katmıştı. Oynanabilirliği yüksekti ama eğlenceli miydi sanırım kişiden kişiye değişebilir.
Altı oyun oynamamız gerekiyordu ama sanırım bazı terslikler olmuş. Bu yüzden son oyunumuz 5. oyun oldu. Trigonometri ile ilgili ilginç bir oyundu. Kesinlikle eğlenceliydi. Ama bir mantığa oturtunca insanların hesaptan kaçmasına neden olabilirdi, belki istedikleri de oydu. Balon patlatarak ceza vermekte güzel bir fikir, balonla arasında bağ oluşan arkadaşlar ayrılamadı. :)
Bu haftada biz oynatacağız, umarım bu haftada eğlenceli ve etkili bir hafta olur.
İyi günler, geçmiş Atatürk'ü Anma ve Gençlik Bayramımız da kutlu olsun :)
İlk oyun fizikten elektroskopla ilgili bir oyundu. Oyunun başındaki afiş kavgası olmasaydı güzel olurdu, ama bakın o da aklımda kalmış. Elektroskopun çalışma prensibini çok iyi anlatan bir oyundu. Ama oyunu kazanmak fizikle değil matematikle ilgili bir şeydi, nerdeyse en hızlı toplayan kazandı.
İkinci oyun, enerji ile ilgili olunca bayağı bir enerji kazandırdı. İp ve topla aynı anda oynadık, sonuçta başaranda başaramayanda bizim takımın elemanıydı ve eleman sayımızı koruduk. Sonundaki anlatım olmasaydı, oyunun neyi amaçladığını anlayamayabilirdik ama eğlendirici ve oynanabilirliği yüksek bir oyundu.
3. oyuna gelince yakan toptan esinlenilmiş güzel bir oyundu. Bildiğimiz, oynarken eğlendiğimiz bir oyunu eğitsel bir oyuna dönüştürmek zaten oynanabilirliği ve eğlencesi olan oyuna sadece eğitimi de katarak tüm “game” olma şartlarını sağlamış oluyor. Ama anlatım açısından biraz eksiklikler vardı sanırım. Bir kişinin komut vermesi veya başta iki kişinin de komut verebileceğini oyunu hareketlendireceği söylenseydi olurdu ama arada karışıklığa neden oldu.
4.oyun permutasyon ile ilgili bir oyundu. Zamanla yarış oyuna bir hız katmıştı. Oynanabilirliği yüksekti ama eğlenceli miydi sanırım kişiden kişiye değişebilir.
Altı oyun oynamamız gerekiyordu ama sanırım bazı terslikler olmuş. Bu yüzden son oyunumuz 5. oyun oldu. Trigonometri ile ilgili ilginç bir oyundu. Kesinlikle eğlenceliydi. Ama bir mantığa oturtunca insanların hesaptan kaçmasına neden olabilirdi, belki istedikleri de oydu. Balon patlatarak ceza vermekte güzel bir fikir, balonla arasında bağ oluşan arkadaşlar ayrılamadı. :)
Bu haftada biz oynatacağız, umarım bu haftada eğlenceli ve etkili bir hafta olur.
İyi günler, geçmiş Atatürk'ü Anma ve Gençlik Bayramımız da kutlu olsun :)
Yorumlar
Yorum Gönder