2. ders :)
Bu haftaki derste oyunları yorumladık. Herhangi bir olayın arkasından yorum yapmak kısmen zor bir iş ama bir o kadar da yararlı oluyor. Oyunları yorumlamakta benim için ilk başta zordu. Ayna oyununda mesela oyuncuyduk, neler hissettiğimizi yorumladık. Farklı düşünceleri gördük. Öğretmen olarak bakıp, ilerde oynatırsak öğrencilerin neler hissedebileceği hakkında düşüncelerimiz çoğaldı.
“Basamak ” diye adlandırabileceğim aktivitede rekabetsiz bir ortam oluştu. Bir oyunun kurallarını anlayabilmek ve o oyun veya aktiviteyi yapabilmek için ne kadar zorlanılabileceğine tanık oldum. Bir aktiviteyi anlatırken, eğer elinizde yazılı kuralları yoksa onu en sade ve sıralı bir şekilde anlatmak gerekiyor. Aktivitede konsantrasyon en önemli unsurdu. Söylenen rakamı duyup, algılayıp, kaçıncı basamakta olduğumuzu fark edilip, ne yapılması gerektiğini hatırlayıp uygulamak gerekiyordu. Çocuklara basamak olgusunu öğretmek için eğlenceli bir aktivite.
“Liderlik” ise, hayatımızda bizi yöneten kişilerin zaman zaman değiştiğinde bizim o lidere uyum aşamamızı gösteren bir etkinlikti. İkinci bir lidere geçtiğimiz zaman eder lider bizden “uzaksa” ona alışmamız zaman alabilir. 3. etkinliğinde tek bir liderle bütün grubu yönetmeye çalışmak ise daha zordu, herkes liderin yaptığını anladığı gibi yapıyordu veya yapmak istemiyor ve yapmıyordu. İlkokul çağına baktığımız zaman bir sınıf başkanı olgusu vardır. Öğretmen olarak kimi başkan yapsam diye düşünülür. Ya en çalışkan, en “örnek” öğrenci başkan seçilir, ya da en tembel en yaramaz kişi ki sorumluluk verilip biraz daha uslanması için. Ama tam tersi bir sonuçta ortaya çıkabilir.
İş hayatına da örnek teşkil edecek bir aktiviteydi. Liderliğin ne gurur verici fakat bir o kadar da zor olduğunun göstergesiydi.
“Basamak ” diye adlandırabileceğim aktivitede rekabetsiz bir ortam oluştu. Bir oyunun kurallarını anlayabilmek ve o oyun veya aktiviteyi yapabilmek için ne kadar zorlanılabileceğine tanık oldum. Bir aktiviteyi anlatırken, eğer elinizde yazılı kuralları yoksa onu en sade ve sıralı bir şekilde anlatmak gerekiyor. Aktivitede konsantrasyon en önemli unsurdu. Söylenen rakamı duyup, algılayıp, kaçıncı basamakta olduğumuzu fark edilip, ne yapılması gerektiğini hatırlayıp uygulamak gerekiyordu. Çocuklara basamak olgusunu öğretmek için eğlenceli bir aktivite.
“Liderlik” ise, hayatımızda bizi yöneten kişilerin zaman zaman değiştiğinde bizim o lidere uyum aşamamızı gösteren bir etkinlikti. İkinci bir lidere geçtiğimiz zaman eder lider bizden “uzaksa” ona alışmamız zaman alabilir. 3. etkinliğinde tek bir liderle bütün grubu yönetmeye çalışmak ise daha zordu, herkes liderin yaptığını anladığı gibi yapıyordu veya yapmak istemiyor ve yapmıyordu. İlkokul çağına baktığımız zaman bir sınıf başkanı olgusu vardır. Öğretmen olarak kimi başkan yapsam diye düşünülür. Ya en çalışkan, en “örnek” öğrenci başkan seçilir, ya da en tembel en yaramaz kişi ki sorumluluk verilip biraz daha uslanması için. Ama tam tersi bir sonuçta ortaya çıkabilir.
İş hayatına da örnek teşkil edecek bir aktiviteydi. Liderliğin ne gurur verici fakat bir o kadar da zor olduğunun göstergesiydi.
Yorumlar
Yorum Gönder